-

Covid-19

Covid-19 Kalkanı nedir

Covid-19 kalkanı nedir

Yayınlandı

tarih

Covid-19 virüsüne karşı alınan tedbirlere her geçen gün yenisi ekleniyor. Dünyayı saran Covid-19 virüsüne karşı son olarak Türk akademisyenler tarafından geliştirilen Far-UVC özellikli sistem virüsleri 5 ila 7 dakika arasında yok ediyor.

Türk akademisyenlerinin geliştirdiği Far-UVC özellikli sistem, virüs ve mikropları 5 ile 7 dakika arasında temizleyerek ortamları güvenli hale getirmeyi hedefliyor.

Virüs ve mikropları öldürdüğü bilinen Far-UVC ışığını bir sistemde toplamayı başaran akademisyenler, bunun patentini aldı.

InnowayRG ekibi adını alan girişimcilerin çalışmaları sonucunda, sadece 1-2 saat kalınabilen ışık ortamı, UVC geçirmeyen tulum, panço ve ameliyathane örtüsü gibi tekstil ürünleriyle günlük 8-9 saate kadar uzatılmış oldu. Initus-V adı verilen sistem ile ilgili gerekli yasal izinler alındıktan sonra birçok farklı hastanenin doktorları tarafından hastalar üzerinde denenmeye başlandı.

KOVİD-19 KALKANI İLE GÜVENLİ ORTAMLAR OLUŞTURULACAK

Kovid-19 pandemisi nedeniyle sağlık çalışanları yüksek risk altında bulunuyor. Sadece çalışanlar değil, aynı zamanda hastaneye gelen hastalar da büyük riskle karşı karşıya kalıyor. Tam da bu noktada Kovid Kalkanı sistemi, doktorlar ve hastaların daha güvenli bir ortamda bulunmasını sağlamak amacıyla geliştirildi.

Virüs ve mikropları yok eden Far-UVC ışığı üzerinde araştırmalar yapan ekip, normalde Far-UVC altında 1-2 saat güvenli kalınabilen ortamın, giyilebilir tekstil ürünleriyle tüm gün kullanılabilir hale gelmesini sağladı.

Initus-V adı verilen sistemin içerisinde, Far-UVC adı verilen dalga boyunda ışığı yayan bir lamba ve beraberinde bu ışınlardan koruyacak tekstil ürünü yer alıyor. 100 yıllık bir teknoloji olan 254 nanometre (nm) UVC teknolojisi, canlılara zarar verdiği için insanların olduğu ortamda kullanılamıyor. Ancak Far-UVC adlı 222 nm dalga boyunun 10 yıldır canlılara zarar vermediği düşünülüyor. İnsan üzerinde geniş çalışmaları bulunmadığı için bu teknoloji uzun süredir kenarda tutuluyordu.

Giyilebilir tekstil ürünleri ile beraber kullanılması amaçlanan bu teknolojiyle güvenli ameliyathane, poliklinik, seyahat ve yoğun bakım ortamı gibi ortamlar oluşturulmak isteniyor.

11 HASTA 4 HEKİM ÜZERİNDE YAPILAN ÇALIŞMA BİR AY SÜRDÜ

Far-UVC özellikli sistemin deneme çalışmaları başarıyla sonuçlandı. 10 yıldır canlılara zarar vermediği düşünülen Far-UVC, giyilebilir tekstil ile kombine edilerek UVC geçirmeyen panço ile test edildi. Böylelikle Far-UVC’nin güvenli bir şekilde kullanım yolu keşfedilmiş oldu.

11 hasta ve çalışmaya dahil olan 4 sağlık personeli üzerinde yapılan deneyler, lambaların olduğu ve UVC koruyucu tekstil giyilen ortamda gerçekleştirildi. Bir ay süren deneme süresinin ardından 11 hastanın öncesi ve sonrasında göz ve cilt muayeneleri yapıldı ve anjiyografi ünitesinde 11 hasta ve 4 sağlık personelinin gözünde ve cildinde hasar gözlenmedi.

Tüm dünyadaki yasal limitler, bu teknolojinin korumasız ciltte günde belli bir saat kullanımına müsaade ederken tekstil ile kombine edildiğinde serbestçe kullanılabilir hale geldiği görüldü.

Uzun yıllar sürecek çalışmalar sonrasında bu teknolojinin çıplak tenle bile zararlı olmayabileceği belirtildi. Kısa süreli hedefler arasında, tekstil ile kombine ederek güvenli hastane ortamı, güvenli seyahat bulunuyor. Bu teknolojinin uçak seyahatlerini normalleştirebileceği bekleniyor.

İlk aşamada, hastanelerin güvenli alanlar haline getirilmesi amaçlanıyor. Daha sonraki süreçte bu sisteme hayatın normalleştirilmesi açısından 1-2 yılda ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor.

İstanbul Aydın Üniversitesinden kardiyolog Prof. Dr. Ayhan Olcay, beyin cerrahı Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak, makine mühendisi Dr. Öğretim Üyesi Vedat Öztürk ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Müdürü Onur Yolay bir araya gelerek, başta Kovid-19 olmak üzere virüs ve mikropların olmadığı güvenli alan sağlamak için çalışma yaptı.

Virüs ve mikropları yok ettiği bilinen Far-UVC ışığı üzerinde yoğunlaşan akademisyenler, ışığı bir sistemde toplamayı başararak bunun patentini aldı. InnowayRG ekibi adını alan girişimciler, sadece 1-2 saat güvenle kalınabilen ışık ortamını, yaptıkları çalışma sonucu UVC geçirmeyen tulum, panço ve ameliyathane örtüsü gibi tekstil ürünleriyle günlük 8-9 saatte kadar uzattı.

Patenti de alınan sistemi yapım ve deneme aşamalarına Bakırköy Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Doç. Dr. Faruk Aktürk, Biruni Üniversitesinden Doç. Dr. Hande İkitimur ve Vestel’den Mehmet Çetin Bayer de destek verdi.

Initus-V adı verilen ve insan üzerinde denenmemiş sistemin gerekli yasal izinler sonrası hastalar üzerinde denemelerine Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği, İstanbul Aydın Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin Cerrahisi Kliniği ve Diş Hekimliği Fakültesi ile Medicana Bahçelievler Hastanesindeki doktorlar tarafından başlandı.

Far-UVC özellikli sistem, virüsleri 5-7 dakika arasında temizleyerek ortamları daha güvenli hale getiriyor.

“Toplu ortamlar daha güvenli hale gelecek”

Ekibinin kurucu ortaklarından Prof. Dr. Serdar Baki Albayrak, AA muhabirine, Kovid-19 nedeniyle sağlık çalışanlarıyla hastaların risk altında olduklarını belirterek, sistemle mikropsuz bir hastane ortamı amaçladıklarını söyledi.

Doktorlar ve hastaların daha güvenli bir ortamda bulunması, sağlık çalışanlarının risk ortamında olmaması için “Kovid Kalkanı” diye tanımladıkları bir sistem geliştirdikleri anlatan Albayrak, şu bilgileri verdi:

“Bu sistemde klasik ultraviyole ışınları yerine insana daha az zararlı olduğu bilinen Far-UVC dalga boyunu kullanan ampulleri bir araya getirerek Vestel iş birliğinde ürünü ortaya koyduk. Etik kurullardan da yasal izinleri alarak çok merkezli olarak hastalar üzerinde denemelerine başlandı. Amaç sadece Kovid-19 değil, Kovid bir süre sonra belki kaybolacak, diğer olası bakterileri, virüsleri, mayaları, mikropları da ortadan kaldırmak. Böylece ameliyatlar, anjiyolar, hastaneler ve toplu bulunulan ortamlar daha güvenli hale gelecek.”

Vestel Ar-Ge birimi ile geliştirdikleri ve Initus-V adını verdikleri sistemde Far-UCV sistemi için UVC koruyucu giysiler de üretildiğine dikkati çeken Albayrak, sistemin çok merkezli deneme çalışmalarının başladığını ve Initus-V altında ilk anjiyonun da gerçekleştiğini bildirdi. Albayrak, çok merkezli cerrahi operasyon, poliklinik kullanımı izinlerinin de alındığını, bu alanda da çalışmalara başlayacaklarını sözlerine ekledi.

“Teknolojiyi kullanabilir hale getirdik”

Prof. Dr. Ayhan Olcay, doktor, mühendis ve temel bilimcilerin bir araya gelerek oluşturduğu ekibin birçok alanda çalışma yaptığını, Kovid-19 sürecinde ise Initus-V sistemi üzerinde yoğunlaştıklarını anlattı.

Kendisinin de sahada çalışan bir hekim olarak salgının sonuçlarıyla her an karşı karşıya kaldığını anlatan Olcay, hastaların ve doktorların kısıtlandığını kaydetti. Bu durumu en aza indirgemek için ekibin virüsün ortaya çıktığı andan itibaren çalıştığını belirten Olcay, şunları aktardı:

“Ultraviyole C yaklaşık 100 yıldır virüs, bakteri, maya ve mikropları öldüren bir teknolojidir ama insan bulunan ortamda göz ve cilde zarar verdiği için kullanılamıyordu. Dünyada Far-UVC diye yeni gelişen bir teknoloji olduğunu fark ettik. Bu teknolojinin ise şöyle bir derdi var; hayvan deneylerinde cilde ve göze bir zarar vermediği ortaya çıkmış ama insanlarla ilgili çalışma yok. Güvenli gibi duruyor ama insan çalışması yok. Bu nedenle yasal olarak kullanılması mümkün değil. ‘Bu teknolojiyi insanlar üzerinde belli saatten fazla kullanamazsın.’ diye de regülasyonlar var. Biz de bunu UVC koruyucu, giyilebilen bir tekstille kombine ettik. UVC ışınlarını yüzde 98 bloke eden tekstilden üretilen panço, tulum ve ameliyathane örtüleri ile bu teknolojiyi yasal limitler içinde kullanabilir hale getirdik.”

Kovid-19 sürecinde hazırlanan sistemin salgın sonrası da büyük fayda sağlayacağını ifade eden Olcay, ameliyathanelerde, girişim yapılan ortamlarda kullanılan protez ve cihazlarda yaşanabilecek iltihaplanma, mikrop kapma gibi olayların da ortadan kalkacağını dile getirdi.

“Sistem altında çalışmak bizi daha rahat ve güvende hissettiriyor”

Sistemin kullanıldığı hastanede göz doktoru olarak görev yapan Özgür Yaşar, Kovid-19 döneminde tüm sağlık çalışanlarının yüksek risk altında görev yaptığını hatırlattı.

Kovid-19 başta olmak üzere tüm virüs ve mikroplardan kendilerini koruyacak sistemin göz kısmına kendi ekibince destek verdiklerini aktaran Yaşar, “İnsan sağlığına herhangi bir yan etkisi olup olmadığına ilişkin çalışma yürütmekteyiz. Göz sağlığı üzerine herhangi bir yan etkisi var mı yok mu diye kontrol ediyoruz.” dedi.

Sistem altında çalıştığı için önceki döneme göre kendisini daha rahat hissettiğinden bahseden Yaşar, “Zararsız UVC ışığının altında çalışmak bizi daha rahat ve güvende hissettiriyor. Hastalarımız da tabii ki aynı hisleri paylaşıyor. Bu yaygınlaşırsa hepimiz daha güvenli hissedeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Arşiv

Koronavirüs Salgını Nedeniyle Vefat Edenlere Otopsi Yapılmadığı İddiası

Corona dan hayatını kaybedenlere otopsi yapılıyor mu ?

Yayınlandı

tarih

By

Dünya genelinde komplo teorisyenleri ve bilim inkârcılarının paylaşıp yaydığı iddianın ülkemizde de özellikle sosyal medya platformlarında örneklerini sıkça görmek mümkün. Peki gerçekten iddia edildiği gibi Corona Virüs nedeniyle hayatını kaybedenlere otopsi yapılmıyor mu.? Corona Virüs (covid-19) nedeniyle hayatını kaybeden insanlar otopsi yapılmadan defnedildiği iddialarının gerçeklik payı nedir.?

Sosyal Medya ve İnternette dolaşıma giren iddialar nedeniyle gündemi bir hayli meşgül etti. O iddialara bir kaç örnek

Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü (WHO), pandeminin henüz ilk günlerinde COVID-19 enfeksiyonundan şüphelenilen ölümlerde otopsinin nasıl icra edilmesi gerektiğini ve otopsi esnasında alınması gereken güvenlik önlemlerini anlatan bir bildiri paylaşmış olmasına rağmen bir çok asılsız iddia ortaya atıldı.Pandeminin başlangıcından bu yana dünya genelinde COVID-19 enfeksiyonu sonucu hayatını kaybeden yüzlerce kişiye otopsi uygulanmıştır. 

Ülkeler bilgilendirme paylaştı.

Birleşik Krallık Kraliyet Patologlar Birliği de yine pandeminin başlarında olası COVID-19 sebepli ölümlerde otopsi işlemlerinin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiğine dair bir bilgilendirme yapmıştı.

Ülkemizde de Adli Tıp Kurumuna bağlı olan Morg İhtisas Dairesi, COVID-19 Otopsi Talimatı başlığı ile COVID-19 enfeksiyonu sonucu hayatını kaybeden hastalarda gerçekleştirilecek olan otopsilerde alınacak önlemleri ve işlemin adımlarını izah eden bir yönerge yayımlamıştı.

Otoritelerin tüm bu tavsiyeleri doğrultusunda bugüne kadar farklı ülkelerde çok sayıda otopsi yapılmıştır ve bunlar sayesinde virüsün vücuttaki etkileri, akciğer, kalp, beyin, böbrek gibi organlara verdiği zararlar etraflıca saptanabilmiştir. Ayrıca otopsiler sonucu, virüsün yapısını da anlamamızı sağlayan, cansız vücutta ne kadar süre aktif formda kaldığı gibi diğer önemli verilere de ulaşılmıştır.

Bir COVID-19 hastasında ilk otopsi Mart 2020 tarihinde Çin’de uygulanmış ve sonuçları şubat ayında makale olarak yayımlanmıştır.

COVID-19 enfeksiyonu sonucu yaşamını yitiren hastalarda çok sayıda otopsi yapılmış ve virüsün yol açtığı zararlar gözler önüne serilmiştir. Bunlardan bazılarını aktaracak olursak:

  • Almanya’da yer alan Augsburg Üniversite Hastanesi’nden araştırmacılar, gerçekleştirdikleri otopsiler sonucu hastaların akciğerlerinde diffüz alveol hasarı tespit etmişlerdir.
  • New York-Presbyterian Hastanesi ve Cornell Üniversitesi Tıp Fakültesinden araştırmacılar, 32 naaş üzerinde otopsiler gerçekleştirip sonuçları yayımlamışlardı. Bu otopsiler sonucunda, COVID-19 sebebi ile hastalarda akciğer patolojileri geliştiği gözlenmiştir.
  • Almanya’da COVID-19 nedeniyle hayatını kaybeden 43 hasta üzerinde yapılan bir otopsi çalışmasında, hastalarda gelişen astrogliyoz ve meningeal sitotoksik T hücresi infiltrasyonu gibi bulgular ortaya konmuştur.
  • İspanya’da gerçekleştirilen bir otopsi çalışmasında da yine diffüz alveol hasarı gibi akciğer patolojileri gözlenmiştir.

Covid-19 la ilgili diğer iddilara buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et

Covid-19

“601 Sağlık Çalışanı Hayatını Kaybetti” iddiası.

Yayınlandı

tarih

By

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca her gün ülkemizdeki koronavirüs salgını ile ilgili gelişmeleri kamuoyuna aktarıyor. Vaka, ölü ve test sayılarını açıklayan ve alınması gereken tedbirleri hatırlatan Bakan Koca, basın mensuplarınında sorularını cevaplıyor. Fahrettin Koca 1 Nisan’da yaptığı basın toplantısında sorulması üzere “601 sağlık personelinin” koronavirüse yakanladığını açıkladı.

Ancak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıklamaları Halk TV tarafından çarpıtılarak servis edildi. Halk TV, 2 Nisan tarihli “Gündem Özel” yayınında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “601 sağlık personeli enfekte oldu” açıklamasını “601 sağlık çalışanı hayatını kaybetti” olarak servis etti. Enfekte olan sağlık personeli sayısını, hayatını kaybeden personel sayısı olarak manipule Halk TV açıkça toplumu provoke etmeye çalıştı.

Okumaya devam et

Trend