-

Gündem

Gamze Özçelik’in İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili ‘Sadece Allah yaşatır ve öldürür’ dediği iddiası

Yayınlandı

tarih

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili paylaşım Gamze Özçelik’in resmi Twitter hesabından değil, hayran hesabında yapılmış.

Gamze Özçelik resmi Twitter hesabından İstanbul Sözleşmesi ile ilgili hiçbir açıklama yapmadığını söyledi.

Türkiye, 20 Mart 2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiği duyurdu. Karar hukuki ve siyasi tepkilere neden oldu. Tanınmış isimler de karara ilişkin görüşlerini sosyal medyadan paylaştı. Bu paylaşımlardan birine dair de bir iddia gündeme geldi.

Haber sitelerinde ve sosyal medyada eski manken Gamze Özçelik’in Twitter hesabından İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili paylaşım yaptığı iddia edildi. Paylaşımda Özçelik’in “İstanbul Sözleşmesi yaşatır konusunda neden paylaşım yapmadığımı diyenler oluyor. Ben Allah’a iman ettim. Sadece o yaşatır ve öldürür” dediği öne sürülüyor.

Paylaşımı yapan Gamze Özçelik’in resmi hesabı değil

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili 29 Mart tarihinde yapılan paylaşım, Özçelik’in resmi Twitter hesabından değil, hayran sayfasından atılmış. Paylaşımı yapan @gamzeozcelik95 adlı hesabın profilinde “fan sayfası” ifadesi yer alıyor. Hesap daha sonra bu paylaşımı kaldırmış. Ayrıca paylaşımdan sonra hesap adının yanına da “fan” ibaresini eklemiş. 

Gamze Özçelik önceki paylaşımında da adına açılmış sayfalara dair uyarıda bulunmuştu. 

Özçelik’in resmi sayfasında mavi tik gibi bir onay bulunmasa da kurucusu olduğu Umuda Koşanlar Derneği’nin internet sitesinde de belirtilen Twitter hesabında Özçelik’e ait paylaşımlar yapıldığı da görülebiliyor. Yine bir süre önce derneği ziyaret eden Haluk Levent de resmi hesabından yaptığı bir paylaşımda Özçelik’i etiketlemişti.

Haber ilk olarak Sabah Gazetesi’nden Ceyda Taylan tarafından yapılmış. Sosyal medyadan özellikle tanınmış kişilerin, siyasilerin paylaşımları zaten haber değeri taşıyor. Burada önemli olan doğru hesap tarafından yapılan paylaşımı haber yapabilmek. Belli başlı ipuçlarıyla bir hesabın orijinal olup olmadığını kontrol edilebilir. Örneğin, hesabın onaylandığını gösteren mavi tik ibaresine, oluşturulma tarihine, paylaşımların niteliğine, takipçi sayısına ve profil kısmında verdiği bilgilere bakılabilir. 

Okumaya devam et
Yorum yapmak için tıkla

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

İBB Restorasyonda Tuğra’yı sildi iddiası.

İBB Çeşme restorasyonunda Tuğra yı sildi iddiası.

Yayınlandı

tarih

By

Bir çok haber kanalınında servis ettiği Beşiktaş Yıldız da bulunan Hamidiye Çeşmesi’nde restorasyon çalışmaları sonunda II.Abdülhamid Han’ın Tuğrası yenilenmedi iddiası sizlerinde dikkatini çekmiştir.

Şimdi gelin hep birlikte Doğrusu Bilinsin sloganımız gereği doğrusunu öğrenelim.

A Haber in Sultan 2’inci Abdülhamid’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu na dayandırdığı habere göre ;

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Beşiktaş Yıldız’da bulunan Hamidiye Çeşmesi’nde restorasyon çalışması sonunda orijinalinde bulunan 2’nci Abdülhamid Han’ın tuğrası yenilemedi. Sultan 2’inci Abdülhamid’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu, “Bunun adı ecdadımıza ve tarihimize düşmanlıktır” diyerek tepki gösterdi. Osmanoğlu, yetkililerden bunun hesabının ağır bir şekilde sorulmasını talep etti.

Haber linki için tıklayınız. A Haberin haber linki.

Sultan 2’inci Abdülhamid’in torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ise konuya ilişkin aşağıdaki paylaşımı yaptı.

Bunun adı barbarlıktır, vandallıktır..İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Varlıkları Koruma Daire Başkanlığı, Beşiktaş Yıldız’da bulunan dedem Sultan Abdülhamid Han Hz’nin 1902 yılında yaptırmış olduğu Hamidiye Çeşmesinin üzerinde bulunan Tuğrasını restorasyon bahanesiyle kazıttığı ortaya çıktı. Bunun adı barbarlıktır, bunun adı vandallıktır, bunun adı ecdadımıza ve tarihimize düşmanlıktır. Yetkililerden bunun hesabının kanun nezaretinde ağır bir şekilde sorulmasını kamuoyu ve Osmanoğlu ailesi adına talep ediyorum.. Sizin gücünüz ancak taşlardan dedemin tuğrasını silmeye yeter, bu necip milletin yüreğinden dedemin sevgisini silmeye asla ve kat-a yetmez..Kamuoyuna saygılarımla Abdülhamid Kayıhan OSMANOĞLU

Paylaşım Linki için tıklayınız

Bütün bu gelişmeler sonrası, Ünlü Tarihçi Yazar Talha UĞURLUEL de, konuya ilişkin bir açıklama yaparak, iddiaların asılsız olduğunu, Tuğra nın silinmediğini ve paylaşılan çeşmelerin farklı olduklarını görsel ve konum bilgisi paylaşarak belirtti.

Çeşmelerden birinin Yıldız Caddesinde diğerinin ise Eğriçınar Sokak ta olduğunu belirtti.

Ünlü Tarihçi Yazar Talha UĞURLUEL konuya ilişkin açıklaması ve paylaşımı.

1-Kaç gündür onlarca kişi tarafından şahsıma bu çeşme tamiratı ve üzerindeki tuğranın kazınıp kazınmadığı soruluyor. Konu hassas olduğu için araştırmadan cevap vermek istemedim. Arkadaşlar, fotoğraftaki bu Çeşmeler birbirinden farklı.2-Ekte iki çeşmenin de bulunduğu sokakların yerlerini gösterdim. Ayrıca dikkat ederseniz çeşmelerin farklı binaların önünde durduğunu göreceksiniz. Abdülhamit han döneminde başta İstanbul olmak üzere bir çok yere bu şekilde birbirinin benzeri Hamidiye çeşmeleri yapılmıştı.3-Bu çeşme tamir edilmezden önce de maalesef tuğrasızdı. Yani bu tamiratta hiçbir tuğra kazanmış falan değil. Yani sosyal medyadan bu bilgiyi paylaşanlar her kimden almışlarsa yalan haberi paylaşıyorlar. 1. Tuğralı Foto (@KivancAliAnil )2. Tuğrasız Foto (@furkanal )4-Burada hassas olan durum şu, doğru neredeyse onun yanında olmak lazım. Doğru olan, benim sevdiğim tanıdığım tuttuğum kişide ise alkışlarım, sevmediğim kişi bunu yapıyorsa görmezden gelirim, o doğruyu reddederim anlayışı yanlıştır.5-Yanlışı, sevmediğim kişi yapıyorsa dünyalara duyururum, benim akrabam, dostum, tuttuğum kişi yapıyorsa görmezden gelirim anlayışı da yanlıştır. Böyle olursak toplum olarak çökeriz. Tarihte örnekleri o kadar çok ki..

Paylaşım Linki için tıklayınız.

Talha UĞURLUEL’in paylaşımındaki görseller ;

Okumaya devam et

Gündem

KATAR’LI GENÇLER TÜRKİYE’DE SINAVSIZ EĞİTİM Mİ ALACAK.?

Türkiye Katar arasında imzalanan protokol gereği Katar’lı öğrenciler Ülkemizde Üniversiteyi sınavsız mı okuyacak.?

Yayınlandı

tarih

By

Türkiye ile Katar arasında imzalan “Askeri Sağlık Alanı’nda Eğitim ve İşbirliği” protokolü ile birlikte Katarlı gençler, ayrılan kontenjanlara göre Türkiye’de tıp, diş hekimliği, eczacılık eğitimini sınavsız şekilde alabileceklerine ilişkin iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.

“KATARLI GENÇLER SINAVSIZ OLARAK TÜRKİYE’DE EĞİTİM ALACAK” yönündeki haberler doğru değildir. Yapılan anlaşma ”MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI VE KATAR SAVUNMA BAKANLIĞI ARASINDA YAPILMIŞTIR. TÜRKİYE’DE SAĞLIK EĞİTİMİ GÖRECEK OLAN ÖĞRENCİLER ASKERİ PERSONELDİR. AYNI ZAMANDA, TÜRKİYE’DEKİ ASKERİ ÖĞRENCİLER DE KATAR’DA EĞİTİM GÖREBİLECEKTİR.

Cumhuriyet Gazetesinin de İnternet sitesinde yer verdiği habere buradan ulaşabilrisiniz.

Bu olayın en vahim yönü ise, asılsız olan bu haberi, Ana Muhalefet Partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun dahi gerçekmiş gibi paylaşmış olmasıdır.

Sosyal Medyada gündeme düşen ve bazı haber sitelerinde ortaya attığı tamamen asılsız ve “Askeri Sağlık Alanı’nda Eğitim ve İşbirliği”ni kapsayan bir protokoldür.

İmzalanan protokolün detayları aşağıda açıkça görülmektedir.

23 Mart 2021’de Katar’ın başkenti Doha’da imzalanan anlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak Resmi Gazete‘de yayımlandı.

Protokolün ayrıntıları:

Hangi kurumlar ve eğitim dallarını kapsıyor?

Protokolde eğitim kurumları olarak Türkiye’deki sağlık eğitim kurumları ve hastanelerinin, Katar’da ise askeri sağlık eğitim kurumları ve hastanelerinin olduğu ifade edildi.

Protokol eğitim dalları olarak tıp, diş hekimliği, eczacılık, veterinerlik ve sağlık alanındaki diğer eğitimlerin muhtelif dalları kapsıyor.

Eğitim faaliyetlerine katılım nasıl seçilecek?

Protokole göre eğitim amacıyla gönderilecek misafir personel ve misafir öğrenciler, taraflarca mutabakat çerçevesinde, kabul eden tarafın mevzuatına ve imkanlarına uygun olarak seçilecek.

Eğitim süresi de kabul eden tarafın mevzuatına göre belirlenecek.

Eğitim verilecek alanlara ilişkin kontenjanlar her yıl iki ülkenin eğitim kurumlarının eşgüdümü sonucu belirlenecek.

Eğitim hangi dilde yapılacak?

Eğitim dili Türkiye’de Türkçe/İngilizce, Katar’da Arapça/İngilizce olacak ve bir yılı aşan eğitim ve öğretimler Türkiye’de Türkçe, Katar’da Arapça verilecek.

İhtiyaç durumunda taraflar karşılıklı olarak lisan öğrenme imkanı sunulacak .

Eğitimin mali hususları konusunda ise gönderen taraf misafir öğrencinin gidiş dönüş ulaşım masraflarını karşılayacak.

Masraflar kim tarafından karşılanacak?

Faaliyetlerin ücretli, ücretsiz veya cari/indirilmiş ücret karşılığında düzenlenmesine kabul eden taraf karar verecek.

Gönderen taraf, misafir personel ve yakınları ile misafir öğrencilerin kabul eden tarafa gidiş ve dönüş ulaşım masraflarını karşılayacak.

Kabul eden tarafin faaliyetlerin ücretsiz düzenlenmesine karar vermesi durumunda:

– Misafir personelin aylık ücret, eğitim-öğretim masrafları, uzmanlık eğitimi gören doktorlar için nöbet ücreti ve üniforma masrafları ile;

– Misafir öğrencilerin eğitim süresince iaşe ve ibate, harçlık, Tıp Fakültesi 6’nci sınıf öğrencilerine intörn eğitimi döneminde ödenen ücretler, eğitim-öğretim masrafları ve üniforma giderleri kabul eden taraf tarafından karşılanacak.

Beş yıl süreyle geçerli olacak.

Konuya ilişkin Milli Savunma Bakanlığı bir açıklama yaptı.

Milli Savunma Bakanlığı kaynaklarından yapılan açıklamada, “Katarlıların tıp fakültelerine sınavsız ve ücretsiz gireceği ile ilgili tartışmalar gerçeği yansıtmıyor” ifadeleri kullanıldı.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, ‘Katarlı gençlerin, Türkiye’de sınavsız tıp okuyabileceğine‘ ilişkin iddialarla ilgili bilgilendirme yaptı.

Katarlıların tıp fakültelerine sınavsız ve ücretsiz gireceği ile ilgili tartışmalar gerçeği yansıtmıyor” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Bu protokol askeri sağlık alanında işbirliği protokolü ve misafir personel ve misafir öğrenciler Katar Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan asker sivil personel ile Katar silahlı kuvvetlerinde görev yapmak üzere eğitim alacak personeli kapsıyor. Her Katar’lının sınavsız tıp fakültelerine girmesi diye birşey yok bu protokolde. Detaylı bilgilendirme yapılacak.”

25.06.2021 14:36 Milli Savunma Bakanlığı Açıklaması eklendi.

Okumaya devam et

Dünyadan

NIKE ın İnsan kanı ile ürettiği iddia edilen ayakkabılar.

Nike ın ürettiği Şeytan Ayakkabısı iddiası.

Yayınlandı

tarih

By


Nike’ın İçinde İnsan Kanı Bulunan Şeytan Ayakkabısı Üretip Satışa Sunduğu iddiası doğru değil.

Dünyaca ünlü, spor giyim firması olan Nike’ın, içinde bir damla insan kanı olduğu, ve 666 çift üretilerek satışa konulan ayakkabının, Air Max 97 modeli üzerinde kozmetik değişikliklerle tasarlanması, ayakkabının Nike tarafından satışa konulduğunun düşünülmesine sebep olmuş.

Sosyal Medya da karşımıza çıkan iddiada şöyle denilmektedir.

#Nike insan kanı içeren 666 çift özel üretim şeytan ayakkabısını satışa çıkardı. Bu rezil firma daha önce de ayakkabısının altına Arapça Allah yazmıştı.

“Nike, seytan ayakkabısı ile ilgisi olmadığını açıklamış. Logosu markası açıkça kullanılan firma, günler sonra ancak açıklama yapabildi. Firma yeterince reklamının yapıldığına kanaat getirmiş olmalı. Bu ucuz numaraları kimse yemiyor artık!”

“Şeytan ayakkabısı” olarak nitelenen ayakkabılara ilişkin sosyal medyadaki tanıtım görsellerinde Nike logosunun görülmesi, bazı kullanıcıların ayakkabıları ünlü markanın tasarladığını düşünmesine sebep olmuş.

Brooklyn merkezli (ve ismi İngilizce’de haylaz anlamına gelen “mischief” kelimesinin kısaltılmasından oluşan) MSCHF adlı küçük bir firma, rapçi Lil Nas X (Montero Lamar Hill) ile işbirliğine giderek Nike Air Max 97 modeline benzer görünümlü 666 çift ayakkabıyı “şeytan ayakkabı” atfıyla satışa sunacağını duyursa da bu ayakkabıların Nike ile bir ilgisi bulunmuyor.

29 Mart 2021 günü 1018 dolar fiyatla satışa sunulan bu ayakkabılar iddia edildiği gibi Nike’ın tasarımı ya da üretimi değil.

Basına açıklama yapan Nike yetkilileri, “Little Nas X veya MSCHF’le bir ilişkimiz yok“, “Nike bu ayakkabıları tasarlamadı ve piyasaya sürmedi. Ayrıca söz konusu tasarımı da onaylamıyoruz.” ifadelerini kullanmış. Nike sözcüsü Snopes’a “Nike bu ayakkabıları piyasaya çıkarmadı veya tasarlamadı” yanıtını vermiş.

MSCHF’nin kurucularından Daniel Greenberg, konuyla ilgili verdiği demeçte satın alınan Nike marka ayakkabılar üzerinde firmanın tasarımcılarının bazı değişiklikler yaparak nihaî ürünün oluşturulduğuna değinmiş.

Tasarımının kullanılmasına izin vermediğini belirten Nike yetkilileri, MSCHF adlı şirkete dava açacağını da duyurmuştu.

Çıktığı gün tükendi

666 çift üretilen ve 1018 dolara (8 bin 400 lira) satışa çıkan modelin çıktığı gün bir kaç dakika içinde tükendiği bildirildi.

Okumaya devam et

Trend